Adige xabze

Anadolu




ANADOLU 

Yollar bilirim Anadolu’da
Tozlu, çakıllı ve dikenli
Uzanır giderler
 
Unutulmuşların diyarına.
 
Tarlalar vardır kurak
Bakımsız ve verimsiz
Tırnakları ile işlerler buraları,
Nasırlı elleriyle çiftçiler.

İnsanlar yaşar oralarda
 
Yarı aç yarı çıplak.
Terk edilmişlerdir kaderlerine
Devletin üvey kullarıdır onlar.

Susuzluktan çatlamıştır her yer
Hayvanlar zayıftır inadına,
Kemirirler kıraçta ki ot köklerini,
Hem aştır hem sudur o onlara.

Köyler bilirim Anadolu’da
Kentlerden uzak mı uzak
Medeniyetten yoksun.
Boynu büküktür insanlarının.

Yanık türküler söylenir
Güzelliklere, umuda, sevgiye.
Bazen derin sevgiler yaşanır
Hilesiz, yalansız, tertemiz.

Kara saban toprağı işlemez
Çizik atar çiziklerin yanına,
Ekilir tohumlar dikenleri ile karışık
Meçhuldür yine emeğin kurtarılacağı.

Ayşe, Fatma, neneler
Ebe olurlar doğarken yeni bebeler.
Ustadır onlar kat ve kat
Tahsil görmüş ebelerden.

Çocuklar vardır
Elleri yüzleri güneş yanığı
Gözleri zekâdan pırıl pırıl
Kalacaklar ama onlarda çaresiz.

Gün devrilip
Davarlar döndüğünde,
Koyun ve kuzu sesleri kaplar yöreyi.
Davar sağar kızlar gelinler,
Ellerinde bakraçlar.

Yollar uzun ve ince bitmez,
Dert çok Anadolu’da tükenmez,
Hali nedir onların bilinmez.
Yoksul diyar Anadolu’m hey.

Duvar diplerinde otururlar
Nur yüzlü ihtiyarlar,
Dua ederler hep
Kendilerini unutan, devletin varlığına.

Tahsildarla jandarmadır
 
Köye gelen devlet memuru.
Yolları onlar çiğner,
Ciğerleri gene onlar dağlar.

Yoksuldur Anadolu’mun insanı
Çok ufaktan girerler hayat kavgasına
Mutlu oldukları gün görülmez,
Hep bir dertleri vardır derinden derine.

Onların hayatlarını
Çile ile dert doldurur.
Mutluluğu, güzellikleri
Bilmezler ki arasınlar.

İnadına alımlıdır
Yiğit delikanlıları.
Güzel mi güzeldir,
Gelin ile kızları.

Yarınları ümitsizliktir, karanlıktır
Anadolu insanının.
Onun için bağırları yanık olur
Boyunları bükük olur.

Anadolu dur o,
Gezmeyle tükenmez.
Dert ile tasası pek çoktur,
Yazmak ile bitirilmez.

Âşık Orhan’ım
Anadolu’dur diyarım
Elbet gün olur devran olur,
Bir gün söz bu milletin olur.
Orhan OCAK